OTUZ YEDİ YIL SONRA

“Mete’nin Dünyası” setindeki kitaplarda yer alan manzum metinlerin yazılması, meslek hayatımın ilk yıllarından bu yana devam etti; 1980’li yılların başlarında tamamlanarak (6) kitaplık bir set hâlinde kitaplaştı. Daha sonra (4) kitap daha ilave ettim. Bu set, 2007 yılında 10 kitaba ulaştı. Bu serideki Günler, Aylar ve Sayılar şiirlerini tekerleme tarzında yazdığımda, yıl 1970 idi. 1970-1971 ders yılında Afyon’un Gökçeyayla köyünde öğretmendim, birinci sınıfları okutuyordum. O şiirleri derslerde, oradaki öğrencilerime de öğrettim.

Aradan otuz yedi yıl geçmişti. Gökçeyayla’daki öğrencilerimden Muhterem Ateş ile İzmir’de buluştuk. Beş yaşındaki kızı Ayça’ya, “Mete’nin Dünyası” setini imzalayıp verdim. O sırada aklıma, kitaplar içinde bulunan şiirlerden bazılarını Muhterem’e ve arkadaşlarına öğrettiğim geldi. Bir taraftan şiirlerin yer aldığı kitabı bulmaya çalışırken bir taraftan da anlatıyordum.

-Muhterem, bu kitapların içinde yer alan bazı şiirler var. Onlardan bazılarını size de öğretmiştim. O şiirleri şimdi de kızın okuyacak…

Muhterem, “Hocam, biri aklımda.” dedikten sonra “Günler” şiirini okumaya başladı.
 
-Pazartesi hafta başı,
Salı onun arkadaşı.
Çarşamba gelir geçer,
Perşembe onu izler…


O yıllarda Cumartesi günü öğleye kadar ders yapılıyordu. Şiirin geri kalan kısmı o duruma uygun yazılmıştı…
 
Muhterem, şiiri, otuz yedi yıl önce, öğrettiğim şekliyle sonuna kadar, bir güzel okudu.

Hem şaşırdım hem de sevindim. Şaşırmam, ilkokul birinci sınıfta ezberlenen bir şiirin otuz yedi yıl sonra ezbere okunmasına idi. Sevincim de yazdığım bir şiirin kalıcılığını gözlerimle görmemden kaynaklanıyordu.

PAYLAŞMAK İÇİN:

Paylaş - Facebook Paylaş - Twitter

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile