TOPLATILAN KİTAPLAR

1972 yılı idi, Denizli’nin bir köyünde öğretmendim. Henüz evlenmemiştim, bekâr bir öğretmen olarak okul lojmanında kalıyordum. İstanbul’dan bazı yayınevlerine mektuplar yazarak kitaplar getirtiyor ve okuyordum. Yakın köylerden birinde öğretmenlik yapan bir arkadaşım da bu kitaplardan bazılarını şahsı adına satın almak ve okumak istediğini söyledi kabul ettim.

Yine sipariş vermiş ve sekiz-on kitap daha getirtmiştim. İçinde, “Kafkas Kartalı” lâkabıyla bilinen Şeyh Şamil’i anlatan “İmam Şamil” adlı bir eser vardı. O gün, o arkadaşın yanında görev yapan bir öğretmen daha bize katıldı, getirttiğimiz kitaplardan birkaç tanesini aldı. Kitap okuyan üç öğretmen olmuştuk, sevinçliydim.

Bir gün, dersteydim, kapı çalındı; açtım. Karşımda, ilçe jandarma komutanı astsubay vardı.

-Hocam, dedi, evinizi arayacağız.

Şaşırdım… Astsubay, askerleriyle birlikte gelmişti. Öğrencilerimi ödevlendirip yan taraftaki lojmana geçtim.
 
Sordum;

-Arama yapmanızın sebebi ne?

-Siz şeyhlik, nurculuk yapıyormuşsunuz. Zararlı bazı kitaplarınız varmış.

Lojmanın kapısını açtım,

-Buyurun, dedim, arayın.

Astsubay ve askerler aramayı yaptılar. Aralarında Şeyh Şamil adlı eser de dahil olmak üzere beş-on kitabımı aldılar ve zabıt tutarak gittiler.

O an durumu anlamıştım. Kitap okuma kampanyamıza katılan üçüncü öğretmen, o günden beri yanımıza uğramamıştı. O kişi, Şeyh Şamil’in kim olduğunu bilmediği için kitabı yanlış yorumlamış ve şikâyet etmişti. Belki Şeyh Şamil’i bilen biri idi de yapılacak aramada, evimde bir şeyler bulunur da ceza alırım diye mi düşünmüştü.

İki hafta kadar sonra kitaplarım, “zararsızdır” diye iade edildi. Ancak ben bir öğretmen tarafından, kitap düşmanlığı yapılarak şikâyet edilmekten dolayı çok üzülmüştüm. Köydeki itibarım, asılsız bir şikâyetle örselenmişti. Gerekli şikâyeti yaptım. Soruşturma sonucu o öğretmen, o bölgeden uzaklaştırıldı; onu bir daha görmedim.

PAYLAŞMAK İÇİN:

Paylaş - Facebook Paylaş - Twitter

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile