KÜTÜPHANE ORTAMINDA BÜYÜMEK

Çevre, insanın yetişmesinde önemlidir; hepimiz böyle biliriz. Kişi, yetiştiği çevrenin kendisine verdiği olumlu veya olumsuz etkileri ömrü boyunca üzerinde hisseder.

Torunum Eren, ilköğretim birinci sınıfa gittiği 2008/2009 öğretim yılında, pek çok saatini, yanımda, çalışma odamda geçiriyordu. Bir kütüphane özelliği taşıyan odamda, önceleri kitapları karıştırarak, resimlerini seyrederek vakit geçirdi. Okumayı öğrenmeye başlayınca, kitap sırtlarındaki yazıları heceleyerek okudu.

Seviniyordum; torunum kütüphane ortamında büyüyordu. İçinde kitap sevgisi olan, okuma alışkanlığı kazanmış biri olarak yetişecekti. Sonraki günlerde, seviyesine uygun, bol resimli, az yazılı masal ve hikâye kitaplarını okumaya başladı. Öğretmeninin verdiği kitapların yanı sıra benim yazdıklarımı da okuyordu. On kitaplık bir seti daha okumaya başlamıştı.

Bir gün, o kitaplardan birini okutuyordum. Başını kaldırdı, yılgın bakışlarla kitapları süzdü ve sordu.

-Dede, elimdeki bu kitaplardan sonra başka kitap okuyacak mıyım?

O bakışları unutamıyorum. Sorusunu, “Yani ben bu odadaki bütün kitapları okuyacak mıyım, hepsini bana okutacak mısınız? Bu kadar çok kitap nasıl okunur?” anlamında sormuştu.

Çocuğa yılgınlık vermemek gerektiğini düşündüm. Onu rahatlatmalıydım.

-Önce elindekileri bitireceksin. Sonra…

Yerimden kalktım. Altı kitaptan oluşan, 2. sınıf öğrencilerine hitap eden kitapları gösterdim.

-Sonra da bunları yaz tatilinde okuyacaksın…

Çocuğun bakışları değişti, rahatlayıverdi…

Ben yine de kütüphane ortamında yetişmesinin ona müspet anlamda etkisi olacağını düşünüyorum.

PAYLAŞMAK İÇİN:

Paylaş - Facebook Paylaş - Twitter

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile