TRT’NİN HABERİ

Millî Eğitim Bakanlığı, 1992 yılında, çocuk edebiyatının şiir, hikâye ve roman dallarında yarışma açmıştı. Yarışmaya profesyonel ve amatör herkes katılabilecekti. Bu yarışmaya, Osmanlı Devletinin kuruluşunu ve Osman Bey’in çocukluk yıllarını anlatan SİHİRLİ DÜRBÜN adlı romanımla katılmıştım.

Eserime ikincilik ödülü verilmiş ve ödül töreninde bulunmam için davet edilmiştim. Sevinçliydim… İstenilen gün ve saatte, Bakanlığın Şura Salonunda yerimi aldım.

Yazar ve şairleri, salonun bir kenarına, yüzleri salondakilere dönük şekilde yerleştirilen koltuklarda yer göstermişlerdi. Konuşmalar yapıldı, dallarında derece alanlara, Millî Eğitim Bakanı Köksal TOPTAN tarafından ödüller, plaketler verildi. TRT’nin görevlileri ödül törenini kameralara kaydettiler.

O akşam Ankara’da kaldım. Bir arkadaş grubuyla birlikte, akşam haberlerinde ödül törenini seyretmek arzusuyla televizyonun karşısına geçtim. Kendimi de ekranda görecek, diğer şair ve yazarlarla birlikte adımın söylenmesini heyecanla dinleyecektim.

Ödül töreninin haberi, TRT’nin 1. kanalında verilmedi, hayal kırıklığı yaşadım. Haber saatinde, TRT’nin 2. kanalını açtık. Ödül töreni haberine, o kanalın haber saatinde yer verilmişti. Seyretmeye ve dinlemeye başladık.

Bakanın konuşması, bir yazara ödül verilirken kısa bir görüntü, daha sonra salonun kenarına dizili oturan yazar ve şairlerin bir saniyelik görüntüsü… Evet, bir saniyelik görüntüsü… O kadar… Kendi görüntümü, o kısa zaman dilimi içinde zor fark edebilmiştim.

Hayal kırıklığına uğramıştım. TRT, şair ve yazarların, adlarını ve görüntülerini, milletten adeta saklamıştı. Ödül töreni haberi, sırf Bakan orada olduğu için mecburiyetten verilmiş gibiydi…

TRT’nin o gün, şair ve yazarlara karşı olan bu tutumu, bende, olumsuz bir hatıra olarak kaldı.

PAYLAŞMAK İÇİN:

Paylaş - Facebook Paylaş - Twitter

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile