EREN’İN TÜRKÇESİ

Torunum Eren, 24.04.2002 doğumludur. Onun konuşmaya başladıktan sonraki durumu ile ilgili notları bilgisayarıma kaydetmiştim. O notları hatıralar bölümüne alıyorum:

***
Eren’im;

2004 Nisanında, Şereflikoçhisar’daki evinizde, gece, bizim yattığımız odaya gelip kapıyı çalıyor;

-Anneanne! diye sesleniyordun.

Annen yakalayıp yeniden yatağına yatırmak için takip ettiğinden, yakalanmamak için kapıyı açıp yatağımızın yanına kadar koşarak geliyordun. Yanımıza geldiğinde de;

-Gelebilir miyim? diyordun.

***

Bir cümle kurduğunda üzerine basa basa (-mi) soru ekini ayırıyordun. Fakat kelimeyi kendine göre hoş bir şekilde söylüyordun:

-Bakar mısın mı?

***

2004 yılı temmuz-ağustos ve eylül aylarında uzun süreler, Denizli-Fesleğen mahallesindeki evimde seninle oynamak fırsatını buldum. Bu arada bazı bakımlardan gelişmene de şahit oldum. Bilhassa düzgün cümle kurarak nazik konuşman dikkat çekiciydi. Kelime haznen ise yaşına göre çok zengindi.

Beybilek adlı oyuncağının topaç parçasının ses ve ışık pimi vardı, ufacık bir tel. Onunla uğraşırken şöyle konuştun:

-Ayarlıyorum.

***

Yine annen ve baban şöyle şikâyet ettiğini söylediler.

-Baba, annem benimle ilgilenmiyor.

-Anne, babam benimle ilgilenmiyor.

***

Sabunlu suda baloncuklar yapılan bir oyuncağın vardı. Onu üfürüyor, uçuşan baloncukları üfürme teli ile yakalayıp su haznesinin üzerine koyabiliyordun. Bir seferinde oyuncağını bana uzattın ve şöyle dedin:

-Dede, bir de sen dene!

Ayarlamak, ilgilenmek, denemek... Bu kelimeler 26.-27. aylarında iken senin kelime haznende vardı.

***

2004’ün eylül başlarındaydık, anneannenin kucağındaydın.

-Anneanne biz taşınacağız, seni götüreceğim, diye konuştun.

Böyle konuştuktan sonra beni görünce;

-Dede, seni de götüreceğim, dedin.

O gün, dahi anlamındaki (–de)’yi yerinde ve güzel kullanman çok hoşuma gitti.

***

O günlerde, Gümüşlerde Esat dedenin evinde, birlikteydik. Herkesin hatırını, “Naşışın?” diye sordun. Sıra anneannene gelmişti. Ona; “Anneanne, sen de naşışın?” diye sordun. Orada da dahi anlamındaki (-de)’yi yerinde ve pek güzel kullanmıştın.

(6 Eylül 2004)

***

Ağustos 2008… Banaz’dan tayininiz çıktı, taşındınız, Denizli’desiniz. Bir akşamüzeri ikimiz İncilipınar parkına gidiyoruz. Orada daha çok büyükler için yerleştirilen spor aletleri ile oynuyorsun.

Yolda birlikte giderken seslendin.

-Dede!

-Buyur oğlum.

-Sen iki şeyde başarılısın, dedin.

-Nelerde başarılıyım?

-Birincisi kitap yazmada, ikincisi de kızmada…

PAYLAŞMAK İÇİN:

Paylaş - Facebook Paylaş - Twitter

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile