İLGİNÇ BİR KÜTÜPHANE

Kütüphane denince akıllara, düzgün raflara itina ile yerleştirilmiş kitaplar gelir. Ben de bu şekliyle algılarım fakat hemen sonrasında ilginç bir kütüphaneyi hatırlarım.

1980’li yıları yaşıyordum. Yolum bir iş için Ankara’ya düşmüştü. Ankara’da hemşerim, üniversiteli gençler vardı. Onlardan birini, Mustafa Nadir ÖNAY’ı çok seviyordum, çünkü o edebiyat fakültesi öğrencisiydi, çok okuyan, kitap düşkünü biriydi.

O genç, o yıllarda, ailesinin içine düştüğü maddi darlık sebebiyle pek sıkıntı çekiyor; ihtiyaçlarını zorlukla karşılıyordu. Onu hatırladıkça; beslenmesini, giyinmesini, kitap masraflarını nasıl karşılayabildiğini merak ederdim.

Ankara’daki işlerimi gördükten sonra onun arkadaşları ile birlikte kaldığı öğrenci evine gittim. Evin bir odası ona aitti. Odanın bir duvarının tamamen kitapla dolu olduğunu gördüm. O yaşta, hem de maddi sıkıntı içinde yaşayan bir genç için ne kadar da çok kitabı vardı! Yemiyor, içmiyor, üç beş kuruşunu kitaplara ayırıyordu demek ki…

Birbirimizin hâl ve hatırını sorduk ve sohbete başladık. Gözüm yeniden kitaplığa takıldı. “Acaba hangi kitaplar var?” diye daha dikkatli bakmağa başladım. Şaşırdım, gözlerime inanamadım. İlk bakışta normal raflarla yapılmış bir kitaplık olarak görünen bu küçük kütüphane o güne kadar gördüklerimden çok farklıydı.

Kitaplığın rafları, yan yatırılmış ve birbirine eklenerek duvara raptedilmiş meyve kasaları idi…

Meyve kasalarından yapılmış kütüphaneyi unutmadım, hep hatırlayacağım. “Kitap, kitap sevgisi, kütüphane” denince aklıma hep o ilginç kütüphane geliyor…

PAYLAŞMAK İÇİN:

Paylaş - Facebook Paylaş - Twitter

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile