MUĞLALI GENÇ

Kişinin yaşadığı şehri daha yakından tanımasının önemini, yeni tanıştığım bir gençle konuşunca daha iyi anladım. Genç, Pamukkale Üniversitesinde öğrenciydi, aynı zamanda, benim çok sık uğradığım bir dernekte sekreter olarak çalışıyordu. Sıcakkanlı biriydi, Muğlalıydı.

Muğlalı olduğunu şöyle bir düşündüm: Muğla’da meşhur bir Mevlevî şeyhinin türbesi ve yanında Mevlevî camisi vardı, bir de Muğlalı Mustafa Paşanın bir iş anına verilmiş adı… Bir de bakımı yapılan konaklar, içlerinde durulan eski evler… Muğla’nın göze görünen kültür mirasları bunlardan ibaretti.

Sordum:

-Şahidî’yi biliyor musun?

Genç, “Bilmiyorum!” da diyemiyor boş boş bakıyordu.

-O zaman sana bir ödev vereceğim, dedim. Muğla’nın üst tarafında Şahidi’nin türbesi ve yanında da camisi var. Ziyaret edeceksin. Sonra Muğla Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesine uğrayıp, Profesör Namık AÇIKGÖZ’ü de ziyaret ederek ondan yazmış olduğu Şahidi ile ilgili kitaptan imzalı bir adet isteyeceksin.

Genç, sözlerimi sonuna kadar dikkatli dinleyip,

-Tamam hocam, söylediklerini yapacağım, dedi.

Bir hafta sonunda Muğla’ya gitmiş. Dönüşte anlattı: Şahidî’nin türbesini arayıp bulmuş. Kim olduğunu öğrenmiş. Türbenin hemen yanındaki Mevlevî türbesini de ziyaret etmiş.

-Ancak zaman darlığından dolayı üniversiteye uğrayamadım. Namık Açıkgöz hocayı, daha sonra ziyaret edeceğim, dedi.

Muğlalı gence, hemşehrisi Mevlevî Şeyhi Şahidî’yi tanıtmıştım; Namık Hoca’nın yazdığı kitabı okuyunca daha yakından tanıyacaktı.

O yıl, Muğla liselerinden birinde edebiyat öğretmeni olan gelinime, bu yazdıklarımı anlattım.

-Ben de öğrencilerime sordum baba, dedi. Ne yazık ki gençler Şahidî’yi bilmiyorlar.

Bir başka sohbetimizde dernek sekreteri delikanlıya yine takıldım.

-Şahidî’yi öğrendin amma bakalım bir diğer hemşehrini biliyor musun? dedim. Şehir merkezinde Muğlalı Mustafa Paşa iş hanı var. Kimdir, o iş hanına adı niçin verilmiştir?

Araya arkadaşlarımdan biri girdi.

-Hep ödev veriyorsun ağabey, dedi. Delikanlıyı bıktıracaksın.

Delikanlı, hiç de bıkmış bir görünüşte değildi; gülümseyerek;

-Mustafa Paşanın bir general olduğunu biliyorum, dedi. Onu da öğreneceğim…

PAYLAŞMAK İÇİN:

Paylaş - Facebook Paylaş - Twitter

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile