YAZARA DEĞER VERMEK

Bir taraftan çocuk edebiyatı alanında eserler üretirken yerel araştırmaları da ihmal etmiyordum. Denizli’deki Ahiler konusundaki araştırmalarım bir kitap hacmine ulaşınca bastırmaya karar verdim. Çalışmamı, şehrimizdeki kuruluşların sahiplenmesi gerekiyordu. Öyle de oldu.

İlk baskıyı 2007’de Denizli Ticaret Odası yaptı. Baskısını yaptığı Denizli ile ilgili diğer dört kitap ve yazarlarıyla birlikte beni de basın mensuplarının karşısına çıkararak tanıtım yaptı.

Ertesi yıl, ikinci baskıyı bir dernek üstlendi. Üçüncü baskıyı yine Denizli Ticaret Odası yaptı. Her yıl yapılan baskılarda edindiğim yeni bilgilerle kitabın hacmi artıyordu. Dördüncü ve beşinci baskıları da Denizli Belediyesi yapıp dağıtarak ve bir toplantı ile tanıtımını yaparak ve dağıtarak insanımızın bilgilenmesini sağladı.
Çalışmamın kitaplaşmasından, insanımızın Ahilik ve Denizli Ahileri konusunda bilgilenmesinden memnundum. Ancak beni üzen durumlar vardı ki onu anlatmadan geçemeyeceğim.

Şehrimizin tarihi Bayramyeri Meydanında Ahilik Haftası kutlamaları resmî olarak yapılıyor, ilgi de görüyordu. Tören sırasında, program içinde “Denizli Ahileri” kitabım orada bulunan kişilere, başta Vali bey olmak üzere veriliyordu. Her seferinde, Vali Bey, kitabı alıyor, sahneye çıkarak konuşmasını yapıyor, diğer konuşmacılar gibi Ahiliği ve önemini anlatıyordu. 2008, 2009, 2010 yıllarında kutlamalara katılarak konuşmaları dinledim, kitabımın dağıtılmasını memnuniyetle seyrettim. Sözler uçuyor, fakat içindeki bilgilerle bir müracat kitabı olarak eserim, kalıcı oluyor ve alanında hizmet veriyordu.

Ancaaak… Sayın Vali, “Ahilik gibi bir konuda araştırma yapmış, kimdir bu adam? Beni o yazarla bir görüştürün.” demiyordu. Ben de sokularak; “Sayın Valim, nasılsınız? Ahilik kitabının yazarı benim.” diye kendimi tanıtmayı ar ediyordum. Sonra kitabımın bir baskısını yapan dernek yöneticilerinin Vali Bey’i makamında ziyaret ederek, benim kitabımı da takdim ettiklerini yerel basındaki haberlerden öğrendim. Vali bey, “Kitabı verdiniz, teşekkür ederim amma yazarını niçin getirmediniz?” demediği gibi dernek yöneticileri de ziyaret için birlikte gitmeyi teklif dahi etmemişlerdi. Dernek başkanına, “Niçin yanınızda beni de götürmediniz?” diye sorduğumda, cevap vermek yerine sessizliği tercih ettiler.
 
O Vali Bey, 2011 yılı içinde şehrimizden ayrıldı. Sayın Valimle, bir yazar olarak hiç yüz yüze görüşmek nasip olmadı. Görüşünce boyum uzamayacak, rütbe takılmayacak ve emekli maaşım da artmayacaktı amma yazara değer verildiğini görmenin mutluluğunu yaşayacaktım.

PAYLAŞMAK İÇİN:

Paylaş - Facebook Paylaş - Twitter

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile