TÜRK FİLMLERİNDEKİ GİBİ

“Düşünme Odası” adlı tiyatro eserimi yazdığımda 19 yaşındaydım. Nemelazımcı, millî ve dinî hassasiyetleri olmayan bir aileyi konu edindiğim bu eserim ödül aldı ve Töre-Devlet Yayınevi tarafından kitaplaştırıldı. Kitabı imzalayıp verdiğim M. Emin Turgut ağabey (şimdi emekli hâkim), şöyle demişti:

-Aynı Türk filmlerindeki gibi bitiyor. Eserin sonunda gençleri evlendiriyorsun.

O yaşta bekâr bir yazarın eserinin kahramanlarının evlenmesi kadar doğal bir sonuç olamazdı değil mi?

M. Emin Turgut ağabey ile yıllar sonra bu tenkidini hatırlatıp gülüştük. O, eserle ilgili bir görüşünü daha belirtti:

-Ben o yıllarda, kitabını okuyunca; “Gencecik, daha çocuk denecek yaştaki bir insanın ele aldığı konuya bak!
 
Nelere kafa yoruyor?” deyip hayret etmiştim…
 

PAYLAŞMAK İÇİN:

Paylaş - Facebook Paylaş - Twitter

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile