BÜYÜKLER İÇİN HİKÂYE YAZMAK

Ötüken Neşriyat’a, büyüklere hitap eden hikâyelerden oluşan, “Benim Demokrasim” adını verdiğim bir dosya göndermiştim. Erol KILIÇ ağabey; “Herkesin Bir Derdi var” adıyla yayımlanan bu eserdeki hikâyelerle ilgili görüşünü, e-postadan şöyle ifade etti:

-Hikâyelerini yayın kurulumuza gönderdim ve onların değerlendirmeleri hakkında süratle hareket etmelerini rica ettim; şimdi bana sözlü olarak verdikleri tavsiyeyi sana iletiyorum. Birincisi: Siyaset beyannamesi gibi bir hikâye kitabı ismi yakışıksız olur; bu ismi değiştirmesi ve hikâye kitabına yakışır bir isim koyması için içindekilerin içinden çok daha uygun olanları var... deniyor... İkincisi: Hasan Kallimci'nin hikâyeciliğini olumsuz yönde etkileyen iki durum var: a) Öğretmenliği b) Çocuk hikâyeleri yazmaktaki sıkı antrenmanı... Bunlar, onun yazdığı hikâyelerde maksadını şerh etmek, teferruatıyla açıklamak yönündeki ifadelere yansıyor ki, hikâyelerin lezzetini bu açıklamalar bozuyor... Meselâ: Meczup adlı hikâyenin sonundaki (………) ifade kalkınca, maksat çok daha net ve güzel bir şekilde hasıl oluyor ama, Hasan Kallimci okuyucuya bu "iştirak"ın lezzetini bırakmıyor.

Erol ağabey, tenkidinde haklıydı. Gerekeni yaptım. Demokrasi anlayışımızı hicveden hikâyeleri geriye çektim ve “Herkesin Bir derdi var” adlı hikâyeyi de öne aldım ve kitabın adını da değiştirdim.

Bir yazar için eleştirilmek ne kadar da güzel… Ah, nerde o münekkitler?

PAYLAŞMAK İÇİN:

Paylaş - Facebook Paylaş - Twitter

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile