İLK KİTAP - İLK İMZA

1968 yılıydı. İlk kitabım olan “Şiirler Yaktım”ı, Sarayköy ilçesindeki matbaada bastırmıştım. Sevinçten uçuyordum. Ben bir şairdim artık hem de kitabı olan bir şair!

Denizli’nin merkezinde bir kitapçı vardı, Kemal ÖZDEMİR beyin, “Marmara Kitapevi”… Kitabım orada satılmalı, herkes beni tanımalıydı.

Bu düşünceyle kitaplarımdan 100 tanesini paketledim; dolmuşa atlayıp Denizli’ye, Marmara Kitapevine götürdüm. Kitapçı beni güler yüzle karşıladı, kitaplarımı teslim aldı. Ben oradan ayrılmadan vitrine serpiştirdi. Caddeden geçip de vitrine bakan kimsenin kitaplarımı görmemesi mümkün değildi. Kırmızı desenle süslü kapağı sebebiyle dikkatleri çekecek durumdaydı.

Kitabı vitrine çıkmış bir şairdim artık. Teşekkür ederek ayrıldım. İki ay kadar sonra, satış durumunu öğrenmek üzere tekrar gittim. Kitaplarım serpiştirildiği vitrinden kaldırılmıştı. Kemal ÖZDEMİR beyde de beni ilk karşılayışından eser yoktu. Yüz hatlarından, satışlardan memnun olmadığını anlıyordum. Kitaplarımı götürmem gerektiğini anladım.

-Satılmıyor hocam, dedi… Ancak bir tane satabildim.

-Öyleyse götüreyim, dedim.

İtiraz etmedi. Kitap dolu koliyi önüme koydu. Rafta tuttuğu birkaç taneyi daha getirdi. Onları yerleştiriyordum ki orada bulunan bir müşteri, -hatırladığım kadarıyla otuz beş yaş civarında bir erkekti- girdi aramıza.

-Bu kitabın yazarı siz misiniz?

-Evet, benim, dedim.

Bir tanesini aldı, şöyle bir karıştırdıktan sonra, satın almak istediğini söyledi.

-İmzalar mısın? diyerek bana uzattı.

Kendimce kitabı olan bir şairdim amma henüz kitap imzalamanın nasıl yapılması gerektiğini bile bilmiyordum. İlk sayfadaki, adımı belirten kelimelerin altına imzamı attım, o kadar... Okurumun ne adını sormuş, ne de iyi niyet belirten iki kelime yazmıştım. Hatta sözlü olarak teşekkür etmeyi bile akıl edememiştim.

Böyle oldu bu şairin ilk kitap imzalayışı…

PAYLAŞMAK İÇİN:

Paylaş - Facebook Paylaş - Twitter

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile